GÖNÜL ALEMİ
UFKUMDA Ki HAYAL.Zaman, bize, ne verdiki, biz zamanı yaşayalım. Yaşamı bize zorla öğretenler çıkarken,kendileri birşey öğrenmiyor hayattan!. Hayatı sadece maddiyat zanneden kupkuru gönüllerin pınarı akmaz ki. Yorgun bir çınar varmıdır , zamana yenik düşen dalları, yere doğru ,sarkmış, koca gövdesine ,yaslanan yaralı gönülleri sakinleştirmekten usanmayan, yorgun bir çınar...Çok güzel bir genç kızdı "o", bakışkarı, yumuşak , hülyalı, utangaçtı , uzun kirpikleri arasından baktığı zaman sanki ruhunu göreceklerinden korkar, o bal rengi gözlerini kapatırdı. Ama şimdi nedense o gözler de fırtınalr esip gürlemekte yağmurun yağması an meselesydi. Koca çınarın etrafında dolanıyor rüzgarın savurduğu upuzun simsiyah saçlarını yüzünden alamıyor , gökyüzüne bakıp çaresizlikle yere dizlerinin üzerine çöktü.. Artık yağmur yağmaya başlamıştı içindeki bütün sıkıntılar akmaya yanaklarından dökülmeye başlamıştı.. Yüreğinde tarifi imkansız bir acı vardı hıçkırıklar arttıkça , sarsıla sarsıla ağlamaya devam etti...Şu yalancı dünyada hep aldanmış aldatılmıştı, bahanelere sığınıp gerçeklerden kaçmıştı. Şimdi gerçeklerle başbaşaydı, yapayanlız kalmıştı.Doktora gittiğinde son darbede gelmişti, artık sayılı nefesinin kaldığını öğrenmişti. Bu kadarı saçmalık diye düşünmüştü , hep ayakta sapasağlam dimdik duracaktı. Şimdi ise bir sebeb kalmamıştı, sevdiğini sandığı insanda onu kandırmıştı , babasının parası peşindeymiş. Herşeyin bu kadar bunaltıcı olması onu çok derinden yaralamıştı. Hayatta onu tutacak hiçbirşeyi kalmamıştı, yerinden doğruldu , çınarın gövdesine yaklaştı yere çömeldi oturdu yaslandı çınara, kuvvet alacakmış gibi....Gözlerini kapamış herşeyin gözlerinin önünden geçmesine izin verdi..O esnada uykuya daldı, yorgunluktan bitap düşmüştü. Yüzü bembeyaz kesilmiş yanakları ıslak , saçları yüzüne yapışmış başı omuzuna düşmüştü.Kendinden geçmişti, nekadar öyle kaldığını bilemedi, ayak seslerine gözlerini araladı uzun kirpikleri arasından hafifçe bakındı, önce o kocaman ayakkabıları gördü, sonra gözlerini yukarıya doğru kaldırdı, uzun saçlı bir adam vardı, karşısında, güneşten yüzünü göremedi önce.. Doğrulmak istedi ama kalkamadı, adam o iri elleriyle ona yardım ettmek istedi ama korktuğu için önce elini tutmak istemedi . Adam dan hiç beklemediği bir tonda sesi çıkmıştı. " Lütfen korkmayınız, sadece yardım etmek gayem". elini tuttu ve sanki bir kuvvette eline akmıştı. O nu yerden kaldırdı , ayakta durduğunu görünce hafifçe güldü ona "Şimdi rahatladım sizi beklerken korkmadım değil, hiç uyanmayacaksınız sandım." Dudaklarında hafif bir tebesümle rahat bir ifade bürünmüştü, yüzüne. Genç adam genç kız bakıyordu sanki neden orda uyuduğunu anlamak ister gibi soru sorup sormamakta kararsızdı. " Ben şehre gidecegim ,isterseniz buyurun beraber gidelim , iyi değilsiniz sanırsam". Genç kız ona baktı, ilk defa, uzun kumral saçları vardı, kalın kaşları ve derin mavi gözlerine baktı . Birden utandı onu incelediğini oda fark etmiş gülümsüyordu." haha , ben de size baktım gözlerinizi merak ettim ve hala anlamadım ne renk ." eğilip gözlerine baktı yavaşça kirpiklerini aralayıp ona baktı . " E vet bal rengi açık kave " diye mırıldandı , "geliyormusunuz" dedi genç kız başını evet manasında salladı . Genç adam dan beklenmedik kibarlıkta onu öne yürümeye mecbur bıraktı . "Belki düşersiniz uykudan kalktınız". dedi. Genç kız durdu buraya neyle gelmişti hatırladı, gülerek adama dönerken birden adamın kucağın da buldu kendini, genç adamda şaşırmış son anda durmuştu, ama genç kız onun kalp atışlarını duyacak kadar yakındı. Genç kız geri adım attı utangaç bir edayla " benim arabam var , unuttum." dedi . Genç adamda gülerek " iyi ya arabamın benzini bitmişti, seninkiyle götürürsün beni bir istasyona kadar.. Genç kız onla gitmekle delilik edeceğini farkketti. Ama nasılsa ölmeyecekmiydi, ne farkeder diki, ama yaşaya bildiği kadar hayata sarılacaktı, dönüp genç adama baktı. Adam sanki onun aklından geçenleri sezmiş gibi durdu "size zarar vereceğimi düşündünüz değilmi?" dedi .Arabaya yaklaşmışlardı başkada araba göremedi etrafa bakındı." Yolun aşagısında kaldı araba, sizden başka araba göremedim ". dedi genç adam " eğer rahat olmayacaksanız gelmem başka arabalarda gelir.. " dedi ama sanki gözleriyle de buna gerek kalmaz düşüncesi vardı."Neyse ses çıkmadığına göre beni kırmadan nasıl hayır derim mi diye düşünüyorsunuz?" dedi ve ondan uzaklaştı ve yola devam etti .Genç kız şaşkındı tanımadığı iri kıyım bir adamla aynı arabada duramazdı..Daha yaşamak istiyordu ..Arabasına bindi ve birsaat sonra hastahane deydi. Koridorda yürürken perişan bir adam ona çarptı." çok özür dilerim " dedi kibar bir sesle , dediği gibi de gitti, sanki dünyanın tüm hüzünleri omuzundaydı. Kadın bölümünde doktoru ararken bir kadın gördü hıçkırıklar içinde sesizce ağlıyordu . Bu bölüm doğum odasıydı, ağladığına göre acaba bebegi ölmüşmüydü? İçeri girdi ,kadına yaklaştı , o kehribar gözleriyle kadına baktı " Geçmiş olsun bacım neniz var" dedi sustu " canınız mı yanıyor ? doktoru çagırayım" dedi tam dönecekken kadın " hayır! lütfen " dedi acıyla ." sadece üzgünüm bebegimi göremedim, öldü bana demiyorlar, eşimde bebek kuvezde diyor", elindeki kagıdı ona uzattı "bakarmısınız acaba! dedi .Şaşkınlıktan ne yapacagını bilemedi..Ölüp ölmediğini ona söylemesini istiyordu.Ne yapacagınışaşırmış bir şekilde odadan çıktı,elindeki kagıda baktı,tam osırada ona çarpan adam tekrar çarptı.Adam odaya girecekken onu durdurdu elindekini ona gösterdi. Adam şaşkınlıkla ona baktı " ona nasıl derim öldüğünü" dedi ve duvarın dibine çömeldi hıçkırıklarını tutuyor ama omuzları sarsılıyordu.Genç kız adama yaklaştı ve omuzuna dokundu "bende yavrunuzun yanına gidecegim"dedi adam şaşkınlıkla ona baktı "anlamadım? dedi "bende sayılı nefeslerdenim, az bir ömrüm kaldı sizse yeniden bir evlada sahip olabilirsiniz neden bukadar hırpalıyorsunuz kendinizi."dedi üzgün bir sesle "Allah büyük ,çıkmayacak candan ümit kesilmez, lütfen kalkın " " karınıza gerçeği söyleyin ve daha fazla üzülmesin , ama yinede siz bilirsiniz."Koridorda yürürken kafası allak bullak olmuş , karısndan haber alamamanın sıkıntısı ile kendi kendini yiyordu. Bütün bunlara yanlış olmanın sebeb olduğunu bilseydi bu tepkiyi verirmiydi acaba. Hastaları onu bekliyor onlara gereken ilgiyi veremiyordu bu gün ki hastayı da arkadaşına devredip kendi arayacaktı karısını. Hastasının bebegi ölü doğmuştu, haberi yoktu hastasının , çok hasas bir bayandı, şoka girmeden kendine gelmeden ona söylemek te istemiyordu..Hastasının odasına girerken çok genç bir kızın şaşkın bir şekilde dışarı çıktığını gördü, hastanın eşide yanındaydı, ona gözleriyle dışarı gelmesini işaret ettiğini farketti. Merakla dışarı çıktı " doktor size birşey soracam, "" Tabi buyurun " dedi ne diyecegini merak etti." Ben , ben , parkta bir bebek buldum." şaşkın bir ifadeyle .."E eee" dedi oda merak etti."o bebegi karıma göstersek ve birsüre onun iyleşmesine kadar yanımızda kalsa sonra ailesini buluruz ama annesi bırakıp kaçtı, zannedersem " dedi çabukça .."Ama yasal işlemleri yapmadan da olmazki !""Ne olursunuz bir iki gün , eşim kendine gelene kadar, size yalvarıyorum, hem belkide hiç söylemem kendi evladım gibi bakarız , araştırırız, ailesini bulana kadar hiç olmazsa." yalvarırcasına bakıyordu. Şaşkınlık içinde ona baktı ne diyecegini şaşırdı , karısıda hamileydi doğurdumu bilmiyordu, ona öyle olsa aynını yaparmıydı, yapardı galiba, bir şans diye düşündü.." Tamam bebek nerde hemen getirin , kontrol edelim, ve polise ben haber veririm ona göre size yardımcı olalım." Adam "evde komşuma bıraktım,okaadar tatlıki,annesini görsem tanırım,bu sabah evden çaresiz çıktım parka gittim,bankta otururken saçı başı dagınık kadının biri,çitlrin etrafında bir çanta bıraktı ,bir ileri bir geri giidyor,sonra gitti,bende gözlerimi kapadım,bir bebk aglamasıyla,gözlerimi açtım,iki tane köpek çantaya yaklaşmış kokluyorlardı,sesi duymamla köpeklere koşmam bir oldu,onları kovdum ,çantaya aldım ,içine baktım ,nur topu gibi ışıl ışıl bir bebek vardı,okadar şaşkındım ki,aldım eve dogru gittim,evde agladı durdu,kızkardeşimi çagırdım,geldi ,bizim bebege aldıgımız bezler ve elbiselerle onu giydirdi,mama falanda vardı besledi,ona hiçbirşey demedim,hala oldugunu düşündügü için sormadı bile,bende tekrar parka çocugun annesini aramaya ,gittim,bir ambülansa almışlar,çıglık atıyordu bebegimi çaldılar diye,ambulans gitti.Birşey yapamadım,buraya geldim ne yapacagımı bilemedim ,biraz önce kızın birtanesi,sitem etti,dünyanın sonu degil,yeni bir çocugunuz olur ,isyan etmeyin deyince aklım başıma geldi,karımı o kadın gibi olursa diye korktum. Doktor "bazan kadınlar da dogum sonrası bazı hastalıklar arıza olur,deprosyandaysa dogumdan sonra kendini kaybedebilir,kadın belkide dogumu dışarda yaptı fazla kanama geçirdiyse,dumrumu kötü durumdadır,ben acil arayıp kadını bulayım ,siz bekleyin, Genç doktor nasıl bir işe giriştigini pek anlayamadım telefonla acil servisten kadının yerini ögrendi,kadın sinir krizi geçirmiş,igne yapmışlaracile gitti kadını gösterdiler,gözlerine inanamadı,karısı orda yatıyor ve o çocukta kendisinindi,kafası allak bullak oldu,yavaşça karısının yanındaki sandalyeye oturdu,o kadar kötü gözüküyordu ki,şaşkınlıkla bakakaldı,insan ne hale geliyordu,ama suç kendisindeydi,karısını yanlız bırakmış,onu araması gerekirken o burdaydı,kimbilir nasıl dogum yaptı,perişan olmuştuKarısı iki gün önce kızmış annesine gidecegini söylemiş ,çıkıp gitmişti,telefonunun da açmamıştı,annesinde oldugunu sanması da saçmalıktı neden kayınvalidesini aramamıştı,karısına baktıkça gözleri doldu Karısı kımıldadı,gözlerini açmış,tam agzını açmışken kocasını görünce yüzü bebmbeyaz olmuş ,"bebegimmmm yok" diyebildi.Genç adam hafif buruk bir sesle"merak etme emin ellerde,bulundu" dedi ve "neden beni aramadın ,bu kadar şeyi çekmek zorunda kalmazdın!"Genç kadın sitemkar bir sesle hemde sevinçle"ikigündür başıma gelmeyen kalmadı .
Yorumlar
Yorum Gönder